
"Marifet iltifata tabidir. Çocuk, anne-baba tarafından iltifat görürse öğrenmeye devam ediyor. Anne-baba çocuğa yeteri kadar değer veriyorsa öğrendikleri karşısında heyecan duyuyorsa, o çocuğun öğrenme, çalışma ihtimali yüksektir"
Psikolog yazar Prof. Dr. Üstün Dökmen, ebeveynlerin çocuğa 'kaç aldığı' yerine 'ne öğrendiği'ni sorması gerektiğini belirterek, "5 alması ehemmiyetli değil, ne öğrendiği ehemmiyetli. Belki iyi öğrendi ama 3 aldı. Öğrenmeye teşvik etmek gerekiyor" dedi. Dökmen, çocuklara daimi "ders çalış" denilmemesi gerektiğinin vurgulayarak, ders hazırlıknın duygusal bir hadise olduğunu ve çocuğun duygularına hitap edilmesi gerektiğini duyuruldu. Çocuğun motivasyonunun müsait olması durumunda ders çalıştığını dile getiren Dökmen, şöyle devam etti: "Örneğin 4 yaşında bir çocuk alışveriş için anne babasıyla gezerken, yorulur 'beni kucağına al' der. Aynı çocuk Oyun oynarken yorulur mu? Oynarken saatlerce hoplar zıplar, 'beni kucağına al' demez çünkü oyun işi hoşuna gidiyor, onu motive ediyor. Çocuk ders çalışmıyorsa ders hazırlıkk onu motive etmiyor demektir. Anne-baba 'ders çalış' demek yerine, çocukla şunu görüşmeli; 'Çalışırken ne hissediyorsun?' Çocuk 20 dakika anlatsa dinleyeceğiz, iki cümle dinledikten sonra 'Evet ama' diye lafa girmeyeceğiz. Sadece ne hissettiğini anlatacak. Ummadığımız şeyler söyleyebilir. Anlatması tamamlandığinde anne-baba sadece şunu söyleyebilir; 'Bir zamanlar ben de donukematik çalışırken zorlanıyordum.' Bu, kötü numune olmaz. Bilakis iyi numune olur. Çocuk, 'babam bir zamanlar donukematikte zorlanıyormuş ama gene de başarmış, bu hale gelmiş. Herhalde benim de önüm açık bende başaracağım' diye düşünür." Dökmen, konuşmanın üzerinden 2 hafta geride bıraktıkten sonra çocukla yeniden konuşulması ve anne-babanın, "sen çalışıp iyi bir yere giremeyeceksin, dilediğin puanı alamayacaksın diye kaygı ediyorum" duygusunu ifade etmesi gerektiğini belirterek, çocuğun bu durumda "endişe etme, çalışıp düzelteceğim" diyebileceğini aktardı. Bir çocuğun hayatta hangi noktaya geleceğini sadece anne babanın tüm çabayınin belirlemeyeceğini anlatan Dökmen, "Onun da iradesi var. Çocuğun sorumluluğunu yüzde 100 almak gerekmiyor. Çocuğun ders hazırlıksı tamamen bizim sorumluluğumuz değildir" dedi. Dökmen, çocuğun ders hazırlıkyı sevmesi için konuların cazip olması, okul müfredatının ilgisini çekecek şekilde tertiplenmesi gerektiğini vurgulayarak, "Herkes çocuğuna daimi 'ders çalış' diyor. Kimse mesela bir pazar günü, 'Evladım kalkalı 2 saat oldu hala internete girmedin? Niye böyle ihmal ediyorsun?' demiyor. 'İnternete gir' demiyoruz, 'Niye çalış oğlum, çalış kızım' diyoruz? İnternet çocuğa cazip geliyor, dersler cazip gelmiyor demek ki" diye konuştu. "Evde Kitap okuma geleneğinin olması gerekiyor" Prof. Dr. Üstün Dökmen, anne-babanın okuma alışkanlığının da çocuğun ders hazırlıkyı sevmesi üzerinde etkili olduğuna vurgulayarak, şu görüşleri dile getirdi: "Evde kitap okuma geleneğinin olması gerekiyor. Bir kitap okuma saati olmalı. Örneğin akşamları 15 dakika televizyon kapatılacak herkesin bir kitabı olacak, o saatte okunacak. 15 dakikayı 30-40 dakikaya da çıkarabiliriz. Anne-baba okudu diye çocuk biran önce kitabını alıp gelmez ama biraz yaşı büyüdüğü zaman bunu fark edecektir. Anne-baba sigara içiyorsa yüksek ihtimalle çocuk da büyüyünce içiyor, içki içiyorsa içkiyi model alıyor, kitap okuyorsa kitap okumasını model alıyor. Anne-babanın bilgiye değer vermesi gerekiyor. Çocuğa 'kaç aldığı' yerine 'ne öğrendiği' sorulmalı. 5 alması ehemmiyetli değil, ne öğrendiği ehemmiyetli. Belki iyi öğrendi ama 3 aldı. Öğrenmeye teşvik etmek gerekiyor. Marifet iltifata tabidir. Çocuk, anne-baba tarafından iltifat görürse öğrenmeye sürüyor. Çocuğun yaptığının ehemmiyetli olduğunu vurgulayın. Anne-baba çocuğa yeteri kadar değer veriyorsa öğrendikleri önünde heyecan duyuyorsa, o çocuğun öğrenme, hazırlık ihtimali yüksektir." Kötü not alan çocuğa kızmak veya dayak atmak yerine onunla konuşulması gerektiğini dikkati çeken Dökmen, anne ve babaların çocuğa duygularını söylemesi ve onlarla empati kurmaya hazırlıksının daha doğru bir metot olduğunu kaydetti. Dökmen, okulun veya dershanenin hazırlayıp çocuğa verdiği ders hazırlık planının güdümlü olduğuna değinerek, öğrenme sorumluluğunu taşıyan şahsın nasıl öğreneceğinin planını da kendisinin yapabilmesi gerektiğini anlattı. "Çocuk, derslerinin sorulmasından şikayetçi" Ebeveynlerin çoğunlukla başarı ya da başarısızlıkla ilgilendiğine işaret eden Dökmen,"Yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre ilkokul çocukları eve girer girmez derslerinin sorulmasından,
'öğretmen ödevini beğendi mi? Dünkü sınavın sonucu ne oldu?' gibi sorulardan şikayetçi. Bunun yerine çocuğa şunları sormalıyız; 'Bugün mest muydun? İyi eğlendin mi? Neler öğrendiniz? İlginç bir konu var mı?' Çocuklar okulda olanları evde anlatmak istemez ama ilginç bir şey varsa anlatır" değerlendirmesini yaptı.
Dökmen, cinsiyet farkının motivasyona etkisi olmadığını vurgulayarak, pek çok bilimsel araştırma soncuna göre zihinsel beceri açısından erkek ve kız çocuklarının tamamen eşit olduğunu aktardı. "Hiperaktiviteyi gidermek için ilaçla beraber eğitim de gerekiyor" Prof. Dr. Üstün Dökmen, birçok anne-babanın çocuğunun yaramazlığını yanlış yorumlayarak, hiperaktif olduğu düşüncesiyle uzmanlara götürdüğünü ifade ederek, şu bilgileri verdi: "Uzman çocuk psikoloğu, psikiyatristi bakar. Hiperaktif değilse ebeveyn hudut koyamadığı için aşırı yaramaz olabilir. Çocuğa neyi yapıp neyi yapamayacağının sınırını koymak gerekiyor. Yapılan testler sonucu çocuğun hiperaktif çıkması durumunda bazı ilaçlar tavsiye edilir. Eğer çocuk psikiyatristi ilaç vermişse bunu kullanmak gerekiyor. Hiperaktiviteyi gidermek için ilaçla birlikte eğitim de gerekiyor, sadece ilaç kafii değil.
Hiperaktif çocuğa ilaç, faydası daha fazlaysa verilmeli. Örneğin çocuk hiperaktif, iki dakika oturamıyor, dersi dinleyemiyor, sosyalleşemiyor, diğer çocuklar oyuna almıyorlar çünkü oyunu da bozuyor. Bu çocuğun sosyalleşmesi büyük ölçüde bastırılıyor, gecikiyor, öğrenemiyor. İlacın yan etkisi fazladır ama ilaç aldığında daha sakin olduğu zaman diğer çocuklar onu oyuna alıyorlar, öğreniyor, ders dinliyor. Bu durumda hiperaktivite ilacı almanın yararsı daha çok olduğu için bazı yan etkilerine rağmen o ilacı almak gerekiyor."
'
Etiketler:Çocuklara, çalış, Psikolog, Prof., Dr., Üstün, Dökmen, ebeveynlerin, çocuğa, öğrendiğini, belirterek, önemli, önemli., Belki, aldı., Öğrenmeye, çocuklara, çalış, çizerek, çalışmanın, olduğunu, çocuğun, çalıştığını, getiren, şöyle, Örneğin, yorulur, Aynı, Oyun, Oynarken, saatlerce, çünkü, o
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder